Mehmet Ömür - Kuşlar

KAPADOKYA ŞARAPLARI

Bölüm: ŞARAP ÜZERİNE  |  17 Nisan 2008 - 11:19:17  |  Yazdırın  |  

Kapadokya bölgesine yaptığımız şarap gezisi, Kapadokya bölgesine yaptığımız şarap gezisi, Can Yayınları’nın Ürgüp, Ortahisar Belediyeleri ve Hadosan Halıcılık ile ortaklaşa düzenledikleri Kapadokya 2. Edebiyat Günleri etkinliği ile çakıştı. Hem şarapları tattık hem güzel şiirler, söyleşiler dinledik. Önümüzdeki yıl tekrar gidip şarap-edebiyat buluşmasını izlemeye karar verdik.
Gezimizde yörenin şarapçılığını ve şaraplarını inceledik. Bölgede Turasan, Kocabağ, Sinasos, Taskobirlik, Kavaklıdere, Tepebağ, Kızılırmak, Kapadokya, Belkıs gibi üreticilerin şaraplarıyla karşılaştık. Doluca’nın ve Kavaklıdere’nin bu bölgede yeterince iyi temsil edilemediğini fark ettik. Kapadokya’da şarapçılık konusunda bölgecilik anlayışı hüküm sürüyor. En ufak köyden kasaba ve illere kadar bakkallarda ve marketlerde, sadece burada üretilmiş şarapları bulabiliyorsunuz. Diğer yörelerin şaraplarına pek fazla yaşam hakkı tanınmamış. Restoranlarda da benzer bir yaklaşım sergileniyor. İstisnaları dışarıda tutarsak, buralarda önünüze getirilen şarap listesi, tek bir üreticinin çeşitli üzümlerden yapılmış şaraplarını içeriyor. Yani tekelcilik tam gaz. Bu durum, acaba gerçekten de o firmaya ve Türk şarapçılığına yarıyor mu ya da yakışıyor mu, merak ediyoruz...
Kapadokya şaraplarında kullanılan başlıca üzüm çeşitleri Kalecik Karası, Öküzgözü, Boğazkere, Emir, Narince ve Dimrit. Bunların yanı sıra Sinasos’un Horoz Karası da vasat bir sofra şarabı olarak kadehimize aktı.
Kapadokya’nın soylu üzümü Emir’dir. Köpüren şarap yapımına da elverişlidir. Yeşil-sarıdan açık sarıya giden tonlarda olabilen Emir şarabı, yeşil elma tadındadır, asiditesi kuvvetlidir, hoş ve kolay içimlidir. Emir, değişik üzümlerle yapılan kupajlarda iyi sonuçlar vermektedir.
Bölgenin refah seviyesinin yeterince yukarıda olmaması, sanıyoruz ki turistlerin kaliteli şarap taleplerinin dikkate alınmamasına yol açıyor. Bölgedeki şarapların çoğunluğunun fiyatı 10 YTL’nin altında.
Ekonomik sorunları, şarapların etiketlerinde de görüyoruz. Etiketlerdeki bilgiler sınırlı. Şarapların Nevşehir bölgesi yaş üzümlerinden yapıldığı en sık rastlanan ifade. Bazılarının hasat ve dolum tarihlerinin karşısında sadece yan yana noktalar var. Biraz daha kalitelilerinin arka etiketlerini kısa ve standart yazılar süslüyor. “Kırmızı av etleri ve peynirle iyi gider” gibi cümleler insanı rahatsız ediyor. Türkiye’de insanlar kırmızı av etlerini evlerinde mi yerler, yoksa restoranda mı? Kırmızı av etleri bütün güçlü gövdeli, yoğun tanenli kırmızı şaraplarla iyi gider. Ama Türkiye’de restoran mönülerinde ya da kasapta yaban domuzu ya da geyik etine çok nadiren rastlanır.
Kapadokya’da şarapla ilgili olarak dikkatimizi çeken diğer şeylerden birisi Hadosan Halı Sarayı’nda yer alan birbirinden güzel, şarap konulu karikatürlerdi. Diğeri ise, Yunak Evleri’nin rüya gibi dekoruna büyü katan bir Merlot şarabı. Başka yöreden gelmiş olsa da Kapadokya’nın manzarasını, atmosferini daha da güzelleştirdi. Tıpkı kilise kapılarındaki asma-üzüm süslemeleri gibi.
Kapadokya’da şarap içmenizi içtenlikle öneririz. Ama şarabınızı kendiniz açmayı düşünüyorsanız ve hazırlıklı değilseniz, çekeceğiniz var. Çünkü üretimin bunca bol olduğu yerde, şarap satış yerlerinde tirbuşon bulmak maalesef mümkün değil.
Haydar Ergülen, ‘Üzüm’ adlı şiirinin son dizelerini şöyle yazmış: “Ya şarap olursa nişanlım o serbest vezin, / ya mecaz diye gezerse dilden dile, / bağa gazel düşer ıssız ve yine üzgün / Şiir: Topladığım her bağda o karaüzüm.”
Dileriz, şarap, ikizi şiirle birlikte bu hafta da konuğunuz olsun. Günleriniz güzelliklerle dolsun.



Bu yazı hakkında yorum bulunamamıştır. Yazı, yorum eklemeye kapatılmıştır.